|
Tweet |
GÖREV EHLİNE VERİLMELİ
Kamu görevlerinde belirleyici unsurun siyasi yakınlık veya kişisel ilişkiler değil, bilgi, tecrübe ve yeterlilik olması gerektiğini belirten Uzun, liyakatli kadroların güçlü devlet yapısının temelini oluşturduğunu söyledi.
Uzun şunları söyledi:
“Devlet makamları kimsenin ayrıcalık alanı değildir. O makamlar milletin emanetidir. Bir göreve kimin getirileceğine bakarken ‘Kime yakın?’ diye değil, ‘Bu işi yapabilecek bilgiye ve tecrübeye sahip mi?’ diye sormalıyız. Devletin işi ehline teslim edilmelidir.”
ADALET GÜVEN GETİRİR
Uzun, devlet yönetiminde adalet ilkesinin yalnızca yargıyla sınırlı olmadığını, kamu hizmetlerinden yatırımlara ve personel politikalarına kadar her alanda hissedilmesi gerektiğini ifade etti.
“Vatandaşımız hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun devlet karşısında eşit olduğunu bilmelidir. Bir genç kamu görevine başvurduğunda emeğine güvenmeli, bir girişimci yatırım yaptığında kuralların herkes için aynı işleyeceğine inanmalıdır. Adalet duygusu güçlenirse devlete güven de güçlenir.”
DEVLET MİLLETİNDİR
Cumhurbaşkanlığı makamına talip olan bir anlayışın devlet yönetiminde ayrım yapamayacağını vurgulayan Uzun, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim devlet anlayışımızda ayrıcalıklı kişiler değil, eşit vatandaşlar vardır. Bize oy veren de vermeyen de devletin gözünde aynı haklara sahip olacaktır.
Cumhurbaşkanlığına talip olurken milletimize sözümüz açıktır: Devlet kadrolarında liyakati, yönetimde adaleti, karar süreçlerinde ortak aklı esas alacağız.
Türkiye’nin yetişmiş insan gücü vardır. Yapmamız gereken bu birikimi doğru görevlerle buluşturmaktır. Devlet yönetiminde liyakat ve adaleti yeniden güçlü biçimde hâkim kıldığımızda kurumlarımız güçlenecek, vatandaşımızın devlete olan güveni artacaktır.”