|
Tweet |
Kripto varlıklar ve yurt dışı finansal işlemler üzerinden para transferi yapılıp yapılmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini savunan Dilipak, bu konudaki değerlendirmelerinin soruşturmayla açıklığa kavuşturulması gereken iddialar olduğunu vurguladı.
“PARA NEREYE GİTTİ, NASIL TRANSFER EDİLDİ?”
Soruşturmanın merkezinde para hareketlerinin bulunması gerektiğini belirten Dilipak, olası yurt dışı transferlerinin ve kripto varlık işlemlerinin mali suçlar açısından ayrıntılı biçimde incelenmesini istedi.
Dilipak, “Bitcoin veya başka kripto varlıklar kullanıldı mı? Para nasıl çevrildi, nasıl ve hangi kanallardan yurt dışına çıkarıldı? Bunların hepsi araştırılması gereken sorular. Kamuoyunun önündeki birkaç isme bakmak yerine paranın izini sürmek gerekiyor. Para hangi hesaptan çıktı, hangi ülkeden geçti ve sonunda nereye ulaştı? Büyük resmi ancak böyle görebiliriz” dedi.
YURT DIŞI BAĞLANTILAR İÇİN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Bazı paraların İsviçre, Malta ve farklı finans merkezlerine gönderildiğine ilişkin iddiaların araştırılması gerektiğini savunan Dilipak, herhangi bir ülke, banka veya kişi hakkında kesin hükme ancak somut delillerle varılabileceğini söyledi. Türkiye’nin olası suç gelirlerinin yurt dışına çıkarıldığının belirlenmesi halinde ilgili ülkelerle hukuki ve mali iş birliği mekanizmalarını işletmesi gerektiğini ifade etti.
Dilipak, “Eğer para yurt dışına çıkarıldıysa ilgili ülkelerle ve finans kuruluşlarıyla temasa geçilmesi gerekir. Paranın suçtan kaynaklandığı hukuken ortaya konulursa geri getirilmesi için gerekli süreç başlatılmalıdır. Burada önemli olan iddiaları kesin gerçek gibi kabul etmek değil, bütün para trafiğini delilleriyle ortaya çıkarmaktır” ifadelerini kullandı.
“BÜYÜTECE TEK BİR İSMİ KOYMAYIN”
Soruşturmanın belirli isimlere indirgenmesinin daha geniş bağlantıların gözden kaçmasına yol açabileceğini söyleyen Dilipak, adı geçen herkes açısından masumiyet karinesinin korunması gerektiğini de belirtti.
Dilipak, “Büyüteci gözümüze çok yaklaştırırsak arkasındaki tabloyu göremeyiz. Bir veya birkaç kişinin üzerine yoğunlaşmakla yetinilmemeli. Kim suç işlemişse hukuk önünde hesabını vermeli, kim suçsuzsa da zan altında bırakılmamalı. Esas yapılması gereken bütün finansal ilişkilerin ve para hareketlerinin açığa çıkarılmasıdır” dedi.