|
Tweet |
“77 Yıldır Süren İşgal, Artık Bir İnsanlık Krizidir”
Karagöz, Filistin meselesinin sadece siyasi bir sorun değil, küresel bir vicdan meselesi olduğunu vurguladı. “İsrail, 77 yıldır işgalcidir. 77 yıldır çocukları, anneleri, doktorları, öğretmenleri hedef alıyor. Şehirleri harabeye çeviriyor, hastaneleri, okulları, sığınakları bombalıyor. Bu tablo, artık savaş değil, insanlığın tükenişidir” dedi.
İsrail’in Filistin halkına uyguladığı ambargo, sürgün ve yıkım politikalarının uluslararası hukukta hiçbir karşılığı olmadığını belirten Karagöz, “Birleşmiş Milletler’in kararları kâğıt üzerinde kalıyor. Adalet, büyük güçlerin menfaatleri arasında eziliyor. Filistin’de yaşanan, sadece bir işgal değil; sistematik bir soykırımın sürdürülmesidir” ifadelerini kullandı.
“7 Ekim Bir Başlangıç Değil, Yılların Çığlığıdır”
Ahmet Karagöz, 7 Ekim’de yaşanan olayların, Filistin halkının yıllardır süren çaresizliğinin bir yansıması olduğunu dile getirdi. “7 Ekim bir başlangıç değil, bir haykırıştır. Açlığa, kuşatmaya, bombalara ve sürgünlere rağmen ayakta kalmaya çalışan bir halkın sesidir. Bu ses, insanlığın görmezden geldiği adalet talebidir” dedi.
Karagöz, İsrail’in zulmü karşısında dünyanın sessizliğini “utanç verici bir çürüme” olarak tanımladı:
“Bugün birçok devlet, insan haklarını yalnızca kendi çıkarlarına hizmet ettiği sürece hatırlıyor. Gazze’de çocuklar açlıktan ölürken, dünya lüks toplantılarda barış nutukları atıyor. Bu ikiyüzlülük, insanlığın en büyük yenilgisidir.”
“Türkiye, Sözde Değil Fiiliyatta Mazlumun Yanında Olmalı”
Karagöz, Türkiye’nin Filistin meselesinde insani duruşunu sürdürmesi gerektiğini, ancak bunun artık diplomatik söylemden öteye taşınması gerektiğini belirtti:
“Gazze’deki kardeşlerimiz sadece dualarımıza değil, kararlı adımlarımıza ihtiyaç duyuyor. Türkiye, insani yardımların ötesinde diplomatik, ekonomik ve hukuki tüm imkanları kullanarak İsrail’in zulmüne karşı durmalıdır. Sessiz kalmak, zulmü meşrulaştırmaktır.”
“Adaletin Sesi Susturulamaz”
Saadet Partisi’nin, Filistin meselesine yalnızca siyasi bir konu olarak değil, iman ve insanlık sorumluluğu olarak baktığını vurgulayan Karagöz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizim safımız bellidir; zalimin karşısında, mazlumun yanındayız. Kudüs özgür olana, Gazze yeniden nefes alana kadar bu mücadele sürecektir. Filistin’in çığlığı, insanlığın kalbine ulaşmadıkça hiçbir toplum gerçek anlamda huzura kavuşamayacaktır. Biz Talas’tan tüm dünyaya sesleniyoruz: Adaletin sesi susturulamaz.”