|
Tweet |
“430 ADET MİADI DOLMUŞ İLAÇ HASTALARA VERİLDİ, 60 BİN TL’DEN FAZLA SGK’YA FATURALANDI”
Akbaş, Sayıştay’ın resmi raporuna giren tespitlerin hafife alınamayacak bir skandal olduğunu vurguladı:
“Resmi denetim raporuna göre İstanbul Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde 430 kutu miadı dolmuş ilaç hastalara uygulanmış ve bu ilaçlar 60 bin TL’den fazla bedelle SGK’ya fatura edilmiş. Hem vatandaşın sağlığı tehlikeye atılmış hem de kamu zararına yol açılmış. Bu, tek bir ihmalle açıklanamaz; yönetim zaafı, denetimsizlik ve sistemsizlikten kaynaklanan bir çöküştür.”
“MECLİSTE YANIT BULAMADI, HALK BİLMELİ VE TEPKİ GÖSTERMELİ”
Ana Yol Partili Akbaş, Meclis’te sorular sorulmasına rağmen somut bir adım atılmadığını belirterek şöyle konuştu:
“CHP’li milletvekillerinin konuyu Meclis’e taşımasına rağmen Sağlık Bakanlığı sessizliğini koruyor, sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapıldığına dair açıklama yok. Madem Meclis’te hesap sorulamıyor, biz bunu halkımıza anlatacağız. Vatandaşlarımız bilmeli ki sağlığı hiçe sayan, kamu kaynağını savurgan bir anlayışla yönetilen bu düzenin sonucu ağırdır.”
“DENETİMSİZLİK VE SİSTEMSİZLİK HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”
İbrahim Akbaş, olayın münferit olmadığını, sistematik bir sorunun göstergesi olduğunu vurguladı:
“Bir üniversite hastanesinde yüzlerce miadı geçmiş ilaç kullanılabiliyorsa, bu yalnızca birkaç görevlinin dikkatsizliği değildir. Bu bir yönetim krizi ve denetim eksikliğidir. Sağlık Bakanlığı’na sesleniyorum: Bu skandalın üstü örtülmesin. Sorumlular derhal tespit edilmeli, kamu zararı tahsil edilmeli, hastaların sağlık durumu yakından takip edilmelidir. Ayrıca ilaç yönetimi için ülke çapında etkili bir kontrol ve denetim sistemi kurulmalıdır.”
“HALKIN SAĞLIĞINI TEHLİKEYE ATANLAR CEZASIZ KALMAMALI”
Akbaş, halk sağlığının siyasete ve ihmale kurban edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyleyerek şu çağrıyı yaptı:
“Vatandaş şifa aramak için hastaneye gidiyor ama karşısına son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar çıkıyorsa, bu hem sağlık sisteminin çöküşü hem de insan hayatına duyulan saygının yok olmasıdır. Kamu kaynaklarını kötü yöneten, denetimi sağlayamayan ve halkın sağlığını tehlikeye atanlar cezasız kalmamalı. Arnavutköy’den Türkiye’ye sesleniyoruz: Sağlığımızın bedeli yoktur; bu sorumsuzluğu görmezden gelmeyin, hesap sorun.”