|
Tweet |
“İnsanı merkeze almak, günlük hayatı kolaylaştırmaktır”
Ersöz, “insanı merkeze almak” kavramının soyut bir söylem olmadığını vurgulayarak, bunun doğrudan vatandaşın günlük yaşamında karşılık bulması gerektiğini ifade etti. Bir emeklinin pazardan filesini doldurabilmesi, bir gencin iş bulma umudunu kaybetmemesi, bir ailenin ay sonunu kaygı duymadan getirebilmesi gibi somut beklentilerin karşılanmasının esas olduğunu söyledi.
Kalkınmanın, yalnızca üst düzey istatistiklerde değil; mutfakta, sokakta ve hanenin içinde hissedilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Toplumun vicdanı, bu sessizliğe itiraz ediyor”
Ersöz, toplum vicdanının giderek zedelendiğini belirterek, çevresinde olup bitenlere kayıtsız kalan bir yapının oluştuğuna dikkat çekti. Aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı, ihtiyaç sahibinin görmezden gelindiği bir düzenin sağlıklı olamayacağını ifade eden Ersöz, sosyal dayanışmanın zayıflamasının ciddi bir alarm olduğunu söyledi.
Ekonomik büyümenin, adalet ve paylaşım ilkeleriyle desteklenmediği sürece toplumsal huzur getirmeyeceğini vurguladı.
“Ahlaki değerler yok sayıldığında refah kalıcı olmaz”
Saadet Partisi’nin siyaset anlayışının merkezinde ahlak, adalet ve kul hakkı bilincinin yer aldığını belirten Ersöz, kamuda israfın normalleştiği, liyakatin geri plana itildiği bir yönetim anlayışının topluma zarar verdiğini dile getirdi.
Şeffaflık ve hesap verebilirliğin yalnızca bir vaat değil, yönetimin temel ilkesi olması gerektiğini ifade etti.
“Bilecik’te vatandaşın derdini dinleyen bir siyaset”
Ersöz, Bilecik’te vatandaşların yaşadığı sorunların yakından takip edildiğini belirterek, çözümü erteleyen değil, yerinde ve kalıcı adımlar atan bir anlayışla hareket ettiklerini söyledi.
Saadet Partisi olarak hedeflerinin; insan onurunu koruyan, sosyal adaleti güçlendiren ve toplumda güven duygusunu yeniden inşa eden bir düzenin kurulmasına katkı sunmak olduğunu kaydetti.