|
Tweet |
Birlik ve Yükseliş Partisi Genel Başkanı Aydın Ünsal, Türkiye ekonomisinin kalıcı şekilde toparlanabilmesi için ithalata dayalı politikaların terk edilmesi ve güçlü bir milli üretim seferberliği başlatılması gerektiğini vurguladı.
“Ekonomiyi düzeltmenin yolu dışarıdan borç bulmak değil, içeride üretimi canlandırmaktır. Ülke ithalata bağımlı olduğu sürece güçlü olamaz. Fabrikalar açılmalı, yerli üretim teşvik edilmeli, kendi ürünlerimizi hem iç piyasaya hem de ihracata sunmalıyız. Üretim olmayan bir ülke her zaman batma riski taşır.” dedi.
Ünsal, mevcut yönetimin ‘devlet fabrika kurmaz’ anlayışını eleştirerek, “Devlet elbette üretime öncülük eder. Sanayi yatırımlarını destekler, gerekirse stratejik sektörlerde fabrika açar. Bugün Türkiye’nin ihtiyacı milli sanayiyi yeniden canlandırmaktır.” ifadelerini kullandı.
“FAİZ EKONOMİYİ BOĞUYOR, ÜRETİCİYİ EZİYOR”
Aydın Ünsal, faiz politikalarının da üretimi engellediğini söyledi:
“Faizler düşürülmeli, hatta mümkünse kaldırılmalı. Yüksek faiz üretimi boğar, yatırımcıyı durdurur, girişimcinin elini bağlar. Bugün Müslüman bir ülkede herkes faiz sarmalına mahkûm edilmiş durumda. Borçla borç ödeniyor, ekonomi dönmüyor. Bu sürdürülemez.”
“BORÇ ARAYIŞI ÇÖZÜM DEĞİL, ÜRETİME DÖNMEK ZORUNDAYIZ”
Ünsal, mevcut ekonomi yönetiminin dış borç arayışını eleştirerek Mehmet Şimşek’in politikalarının ülkeyi çıkmaza sürüklediğini savundu:
“Ülke ülke dolaşıp yatırımcı aramak, sürekli borç bulup faiz ödemek bu milleti daha da yoksullaştırır. Türkiye ancak üretimle, ihracatla ve kendi kaynaklarını harekete geçirerek güçlü olabilir. Sürekli borçla ayakta kalmaya çalışmak bizi bağımlı kılar.”
“HALK AKILLI OY KULLANMALI, LİYAKATLİ YÖNETİCİLERİ SEÇMELİ”
Birlik ve Yükseliş Partisi Genel Başkanı, ekonominin düzelmesi için halkın da seçimlerde bilinçli davranması gerektiğini söyledi:
“Halkımız particiliğe kapılmadan oy vermeli. Kim ülkeye gerçekten fayda sağlayacaksa ona destek vermeli. Biz kendi adımıza değil, ülkenin geleceği adına söylüyoruz; bizden daha iyisi varsa ona oy verin ama ülkeyi yönetecek kadrolar gerçekten samimi, liyakatli ve üretimi destekleyen insanlar olmalı. Borç ekonomisiyle Türkiye’nin sorunları çözülmez.”