|
Tweet |
Kerimoğlu, Türkiye’nin uzun yıllardır yaşadığı dalgalı politikaların toplumda güvensizlik ve kırılganlık yarattığını belirterek, artık net bir duruşun zorunlu hâle geldiğini vurguladı.
“Mardin’den Yükselen Ses: Şeffaflık Olmadan Barış Olmaz”
Kerimoğlu, geçmiş süreçlerde kamuoyunun bilgilendirilmeden yürütülen girişimlerin sonuçsuz kaldığını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Barış gibi son derece hassas bir konuda gizlilik, belirsizlik ve kapalı kapılar ardında yürütülen adımlar sadece güven kaybı üretir. Mardin’den açıkça ifade ediyoruz: Türkiye’nin barışı şeffaflıkla, topluma hesap verebilir bir siyasetle inşa edilir.”
“Tutarsız Yaklaşımlar Bu Ülkeye Yeterince Zarar Verdi”
Kerimoğlu, siyasi konjonktüre göre değişen söylem ve politikaların Türkiye’yi çıkmaza sürüklediğini belirtti:
“Bir gün başka, ertesi gün başka konuşan bir yönetim anlayışı ülkenin yarınını karanlıkta bırakır. Vatandaşın ihtiyacı tutarlılık, kararlılık ve öngörülebilirliktir. ‘Bugün deneriz, yarın vazgeçeriz’ yaklaşımıyla sorumluluk almış olunmaz.”
“DEVA Partisi’nin Çizgisi Mardin’den Edirne’ye Aynıdır”
Kerimoğlu, partisinin demokratik standartlar, eşitlik ve adalet temelindeki duruşunun hiçbir zaman değişmediğini vurguladı:
“Bizim için mesele bir bölgenin değil, tüm Türkiye’nin huzurudur. Mardin’de ne söylüyorsak Edirne’de de aynısını söylüyoruz: Kuvvetli hukuk devleti ve eşit yurttaşlık olmadan kalıcı barış tesis edilemez.”
Kerimoğlu, açıklamasını Türkiye’nin geleceğine yönelik net bir çağrıyla tamamladı:
“Bu ülkede barış ve huzur isteniyorsa, herkes üzerine düşeni yapmak zorundadır. Siyasi bedel ödemekten kaçınan, sorumluluğu başkalarına havale eden yaklaşım çözüm üretmez. Türkiye’nin ihtiyacı kararlı, şeffaf ve toplumun her kesimine güven veren bir siyaset anlayışıdır.”