|
Tweet |
Medeni, kültürlerin ve dillerin saygınlık görmesinin devlet–vatandaş ilişkilerinde bağ güçlendirici bir etki yarattığını vurguladı.
“GEÇMİŞİN HATALI POLİTİKALARI SORUNU DERİNLEŞTİRDİ”
Dil ve kimlik tartışmalarının büyümesinin en büyük nedeninin geçmişte uygulanan yanlış politikalar olduğunu belirten Medeni şöyle konuştu:
“Keşke geçmişte inkar ve asimilasyon politikaları uygulanmasaydı. Kürt vatandaşlarımız yıllardır bu vatana bağlı insanlar. Ama devletin geçmişte attığı bazı yanlış adımlar güvensizlik duvarı ördü. Bugün yapılması gereken şey o duvarı yıkmak ve gönülleri onarmaktır.”
“MESELE DİL DEĞİL, ADALET VE EŞİTLİK ALGISIDIR”
Mevlüt Medeni, Meclis’te anadilin kullanılmasının sembolik önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“Kürt vatandaşlarımızın Meclis’te kendi dillerinde birkaç kelime kullanması bir ayrışma değil, temsil talebidir. Bu tartışma aslında dilden çok adalet ve eşitlik duygusuyla ilgilidir. Kendini ifade edebilen toplumlar devlete daha sıkı bağlarla bağlanır.”
“DEVA PARTİSİ OLARAK KAPSAYICI DEVLET ANLAYIŞINI SAVUNUYORUZ”
Medeni, partisinin yaklaşımını ise şu sözlerle özetledi:
“DEVA Partisi olarak diyoruz ki; herkesin dili, kültürü, inancı bu ülkenin zenginliğidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin çatısı altında yaşayan herkes kimliğiyle var olabilmeli ama hukuk önünde eşit olmalıdır. Dillerin ve kültürlerin tanınması bölmez; aksine birleştirir. Biz birleştiren bir siyasetin tarafıyız.”