Bugun...



MİLLETVEKİLİ YALIM: TARLALAR BOŞ KALACAK

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak Milletvekili Özkan Yalım, çiftçinin üretimden vazgeçtiğini artık tarlasını kiraya bile veremediğini söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 28-10-2022 17:54

MİLLETVEKİLİ YALIM: TARLALAR BOŞ KALACAK

Çiftçinin tarlasını ekecek ekonomik gücü kalmadığını aktaran Yalım, artan maliyetler nedeniyle birçok bölgede tarlaların boş kaldığını ifade etti. 
CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, Uşak merkez, Banaz, Sivaslı, Esme, Ulubey ve Karahallı ilçelerinde ziyaretlerde bulundu. Çiftçilerle bir araya gelip sıkıntıları dinleyen Milletvekili Yalım halkın çiftçilikten vazgeçtiğini ve 2023’de çok kötü günler beklediğini belirtti.
Artan mazot, gübre, tohum, ziraiyi ilaç, elektrik maliyetlerinin çiftçiyi kara kara düşündürdüğünü ifade eden Yalım, “Ziraiyi ekipmanların yenisinin, yedek parçaların, tamir-bakımının çok afaki artması nedeni ile çiftçiler önlerini görmediği için tam ekim ayında 1 litre mazotun 30 lira bandına çıkması nedeni ile çiftçi tarlalarını korkudan ekmediler. Ekti ise sadece kendi tarlasını ekti. Başkasının arazisini kiralamaktan vazgeçti. Çünkü kendi tarlamı ekerim biraz ürün elde ederim, yediğimi yerim yemediğimi satarım derdinde. ‘Başkasının tarlasını ekersem birde tarla kirası ödeyemem ürünümü satsam yaptığım masraflarla kira çıkmıyor. Bari kira bedeli cebime kalır.’ diyenlerin sayısı çok fazla bu yıl bu nedenlerle tarlalar boş kalacak. Tarlasını kiraya veremeyen vatandaş ise üç kuruş gelir elde ediyorduk o da elimizden gitti derdinde.” diye konuştu.
Banaz ilçesinde bir vatandaşla olan sohbetini anlatan CHP’li Yalım, ”Bu kardeşimiz 3 kardeş anne ve babalarından düşen arazilerini henüz paylaşmamışlar. Kendileri şehir dışında yaşadıkları memur oldukları için ise hiç çiftçilikle uğraşamamışlar. Bu güne kadar tarlalarını hep kiraya icara vermişler azda olsa ekonomik gelir elde etmişler. Bu yıl tarlalarını eken çiftçiler tarlalarını ekonomik kriz karşısında ekemeyeceklerini bildirmişler.  Memur kardeşimiz, ‘Tarlalar 50 yıldan bu yana ilk kez ekilmeden kalacak boş kalacak buradan gelen para azda olsa ekonomimize katkıda bulunuyordu.  Buradan gelen para ile kurbanlık alıyor veya çocuklarımınım eğitimine harcıyordum. Şimdi kardeşlerimle ortak olan tarlalarımız ekilmiyor buradan gelen gelirimiz gitti. Tarlayı eken kişiler bu haberi maalesef daha 15 gün önce verdiler. Gerekçeleri fahiş artan mazot zammı ve ekim, dikim, bakım ve söküm maliyetlerinin artması ve daha da artacak olması olduğunu belirtiler. Tamam, biz belki azda olsa ekonomik gelir elde ederken bundan mahdum olduk. Benim asıl üzüntüm bu değildir. Ben ve kardeşlerim 37 yıldır şehir dışındayız. Bu tarlaları bizim ekip dikmemiz imkansız. Zaten hiç birimiz çiftçilikle uğraşmadık. Yapmaya kalksak ta beceremeyiz.  Bizi üzen milli servet tarlamız boş dururken devletin gidip Venezüella’dan Nijerya'dan ve Güney Afrika’dan arazi kiralaması çok gariptir. Kendi çiftçimize destek olsa benim o tarlaları belki hiç boş kalmayacaktı. Ben ülkem adına tarlamın boş kalmasına üzüldüm. Zaten ülkemizde 10 milyonu bulan kontrolsüz olarak içeriye alınan bir göçmen nüfusu var.  Bu nedenle gıda kıtlığı her geçen gün artıyor. Bu nedenle çarşıda pazarda her şey ateş pahası birde bunun üzerine geçtiğimiz yıllarda yaşanan pandemi süreci, Rusya-Ukrayna savaşı, küresel iklim değişikliği ve artan nüfus nedeniyle tarımsal üretim daha da hayati bir hal almıştır. Bu ortamda Türkiye'nin ve iş insanlarımızın küresel gıda piyasasında söz sahibi olması adına desteklenmesi gerekirken benim çiftçim zamlar nedeni ile eziliyor. Asıl sorun buradan kaynaklanıyor. Allah sonumuzu hayır etsin gidişat çok kötü. Bir kilo salça geçtiğimiz yıl 6-7 liraya satılırken; şimdi fiyatı 39-45 liraya fırladı. Geçtiğimiz yıl aldığımız 7 liraya aldığınız salçanın bu yıl 6-7 liraya kavanozunu tenekesini vermezler. Ülke çok garip hal aldı. Bizler vatandaş olarak elimiz kolumuz bağlı çaresizlikle bekliyoruz. Biz memursuz zaten kıt kanaat geçiriyoruz. TÜİK'te kalemini kiraya vermiş kişilerin enflasyonu düşük çıkarmaları nedeni ile hak ettiğimiz zammı alamıyoruz. Ben 1992 yılında memur oldum. 1993-1994 yılında çok iyi hatırlıyorum ben memur olarak teknik eleman olarak şimdiki para ile 510 lira maaş alırken asgari ücretli kişi 100 lira maaş alıyordu. Şimdi asgari ücretli 5 bin 500 lira alıyor ben ise 11 bin 500-12.000 lira bu hesaba göre asgari ücretliden 5,10 kat daha fazla maaş almam lazımken yani tam olarak 28 bin lira maaş almam gerekli iken 12 bin lira maaş alıyorum. Birileri benim cebimden 20 yılda 16 bin liramı çalmış oldu. Şöyle bakıldığında benim bu hesabıma haklılık vereceksiniz.  Bu ülkede bugün itibari ile hesaplanan açlık sınırı 4 bin 500 lira, yoksulluk sınırı ise 22 bin 500 lira devletin 657'ye tabi bir memuru olarak teknik personel olarak benim maaşım 12 bin lira bile değil inanın emekli ve memur son iki yıldır gelen afaki zamları kredi kartı limitinden karşılıyor. Ben daha 3 ay önce kredi kartı borcum nedeni ile tüketici kredisi çekip kartını kapattım. Ama okul masrafları şehir dışında okuyan yurt parası, kitap ve defter parası derken okul masrafları nedeni ile yine kart borcum arttı. Bu borçların belki ileride döndürülemeyecek bir hal alacak. O zaman ne olacak haciz ya maaşım gidecek ya da atamdan, dedemden kalan tarlalarım elden gidecek! Bunun önlemi bir an önce alınmalıdır. Yeni yılda memur ve emekli rahat edebilmesi için en az maaş artışı yüzde 100- yüzde 130 olmalıdır. Ayrıca TÜİK verileri düzeltilmeli oradaki gerçek enflasyon oranı ile aylık maaşlar arttırılmalıdır. Olan bu süreçte çalışana olmuştur.  Ülkemizdeki iş gücü bu durumda Çin'den daha ucuz bir hale gelmiştir. Bu durum İçinden çıkılacak bir hal değildir. Benim elimde tek kozum var. Seçimde kullandığım oy bu oyu seçimde iyi kullanacağım. Ölmez de sağ kalırsam iki elim kanda olsa gidip oyumu atacağım." dedi 
GEMİ KARAYA OTURDU HER GEÇEN GÜN BATIYOR
Yalım, “Bakın insanlarımız ne kadar dertli bir dokunduk bin ah işittik. Ben bu kardeşimize tesadüfen çiftçilerimizin halini sordum. O sıkılmadan anlattı ben sıkılmadan dinledim dinledim ama üzüldüm. Simdi sizlere soruyorum bu anlatılanlara kim haksız diyebilir. Benim hükümetim kendi çiftçisine destek olmak yerine deniz aşırı başka ülkelerden arazi kiralıyor buralarda ne ekiliyor dikiliyor bilen, duyan, gören yok! Korkum şudur. Buralarda bir şeyler üretiliyorsa bile ülkemize ihracat adı altına girip fahiş fiyatlarla bizlere satıyordur bu zihniyet.  Bu insan ne yapsın hem maaşı düşük hem tarlasındaki gelirleri yok oldu. Bu işin içinden nasıl çıksın? Hakikaten bu hükümet ile bu gemi yüzmez gemi çoktan karaya oturdu. Ama sahte dalgalarla sanki bir film setindeymiş gibi gemi yüzüyormuş gibi gösteriliyor. Yandaş havuz medyası adeta karaya oturmuş hurdaya dönmüş, metal yorgunu bu gemiyi deniz aşırı sahnede seyahat ettiriyor. Oysaki gemi karaya oturmuş, gemi her geçen gün derine batıyor. Benim ülkemin vatandaşı kan ağlarken savaşan iki ülkeden ülkeme gelen kişiler benim vatandaşından daha rahat alışveriş yapıp her ihtiyaçlarını karşılarken benim vatandaşım kredi kartı borcu ile boğuşuyor. Bu artık sürdürülebilir bir olay olmaktan çıkmıştır. Millet ittifakı olarak liyakatli kadrolar ile bu ülkeyi düze çıkaracağız.  Bunlar ülkeyi o hale soktular ki kendi iktidar ortağına bile güvenip bir bakanlık dahi veremediler. Veremezler. Çünkü verirlerse bakanlıklarda yaptıkları yolsuzluklar tek tek ortaya dökülür. Ülkemizin düştüğü hale bakın. Bir iktidar ortağı var ama ülke yönetiminde yok.” şeklinde konuştu.




Bu haber 5731 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI