|
Tweet |
ÇOCUKLARIN OMUZLARINA YETİŞKİN YÜKÜ BIRAKILMAMALIDIR
Muhammed Doğan Kaya, çocukların erken yaşta çalışma hayatına yönelmesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda vicdani ve toplumsal bir mesele olduğunu vurguladı.
Kaya, “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü, çocuklarımızın hangi şartlarda büyüdüğünü yeniden değerlendirmemiz gereken önemli bir gündür. Hiçbir çocuk evin kirasını, mutfak masrafını, faturaları ya da ekmek parasını düşünerek büyümemelidir. Çocukların taşıması gereken yük geçim derdi değil, eğitim çantası olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
HAYAT PAHALILIĞI ÇOCUKLUĞUN DOĞAL AKIŞINI BOZUYOR
Kira, gıda, ulaşım ve temel ihtiyaç giderlerindeki artışların aileleri zorladığını belirten Kaya, ekonomik baskının çocukların eğitim ve sosyal yaşamına da olumsuz yansıdığını kaydetti.
Kaya, “Geçmişte çocuklar çoğu zaman kendilerine bisiklet almak, harçlık biriktirmek ya da küçük bir hayalini gerçekleştirmek için çalışmayı düşünürdü. Bugün ise bazı çocukların eve ekmek götürmek, kiraya destek olmak ve ailesinin geçim mücadelesine katkı sunmak için çalışmak zorunda kalması, ekonomik tablonun çocukların hayatına kadar indiğini göstermektedir.” şeklinde konuştu.
HER ÇOCUK GELECEĞE GÜVENLE HAZIRLANMALIDIR
Muhammed Doğan Kaya, çocuk işçiliğinin eğitimden kopuşa, fırsat eşitsizliğine ve gelecek kaygısına yol açtığını belirterek çocukların korunmasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Kaya, “Çocuklarımızın yeri iş yükünün altında değil, okul sıralarında, oyun alanlarında ve ailelerinin yanındadır. Onlar aile bütçesini tamamlamak için değil, öğrenmek, gelişmek ve hayallerini büyütmek için emek vermelidir. Çocukların geçim kaygısından uzak büyüdüğü aileler, güçlü bir toplumun temelidir.” belirtti.
ÇOCUK İŞÇİLİĞİNE KARŞI EKONOMİK DESTEKLER GÜÇLENDİRİLMELİDİR
Muhammed Doğan Kaya, açıklamasının sonunda çocuk işçiliğiyle mücadelenin aileleri yoksulluğa karşı koruyan, eğitimde fırsat eşitliğini sağlayan ve sosyal destekleri artıran politikalarla mümkün olacağını ifade etti.
Kaya, “Çocuk işçiliğini kalıcı biçimde önlemek için ailelerin gelir güvencesi sağlanmalı, sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli ve eğitim olanakları her çocuk için erişilebilir hâle getirilmelidir. Hiçbir çocuk ailesinin geçimini tamamlamak zorunda kalmamalı; her çocuk huzurlu, güvenli ve umutlu bir aile ortamında büyümelidir.” ifadelerini kullandı.