|
Tweet |
Nihat Baraç, uzun yıllardır Bingöl başta olmak üzere pek çok şehirde vatandaşların terörle mücadelede ağır bedeller ödediğini hatırlatarak, çözümün yalnızca güvenlik politikalarına indirgenemeyeceğini vurguladı. “Kalıcı barış ve huzur, ancak demokratik hukuk devleti ilkeleriyle tesis edilir. Aksi takdirde yalnızca sessizlik sağlanır, güven ortamı değil” dedi.
Komisyonun kapsamı ve işleyişine dair beklentilerini paylaşan Baraç, şu açıklamalarda bulundu:
“Komisyon, sadece terörü değil; onun beslendiği adaletsizlik zeminini de gündemine almalıdır. KHK mağduriyetlerinden, yargısız infazlara, keyfi uygulamalardan ifade özgürlüğüne kadar uzanan tüm alanlarda reform iradesi ortaya konmalıdır. Biz DEVA Partisi olarak bu süreci, demokratikleşme perspektifiyle takip ediyoruz.”
Nihat Baraç, yürütülecek çalışmalarda farklı görüşlerin, yerel dinamiklerin ve sivil toplumun aktif şekilde sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti. “Terörle mücadelenin toplumsal meşruiyeti, halkın sürece katılımıyla sağlanır. Bingöl gibi yıllardır terörün gölgesinde yaşayan şehirlerde halkın talebi; sadece güvenlik değil, aynı zamanda özgürlük ve fırsat eşitliğidir” dedi.
Açıklamasının sonunda şehit ailelerine ve gazilere saygılarını ileten Nihat Baraç, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:
“Bingöl’ün her karışı, terörle mücadelede gösterilen kararlılığın canlı şahididir. Bizler DEVA Partisi olarak, ne şiddete ne hukuksuzluğa geçit vermeyiz. Gerçek anlamda terörsüz bir Türkiye, adaletin, eşitliğin ve katılımcı demokrasinin inşa edilmesiyle mümkün olur. Bu hedef, yalnızca bir güvenlik politikası değil; bir insanlık sorumluluğudur.”