|
Tweet |
“BOSNA’DAKİ HASSAS DENGELER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
Özcan Pehlivanoğlu, Bosna-Hersek’in geçmişte yaşadığı ağır çatışmaların unutulmaması gerektiğini belirterek, “Hassas dengelere dayalı Bosna barışının bozulması ihtimalini hafife alamayız. Boşnakların yeniden hedef hâline gelebileceğine ilişkin endişeleri ciddiyetle değerlendirmek ve gelişmeleri yakından takip etmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.
“BALKANLAR YENİDEN KAN VE GÖZYAŞININ MERKEZİ OLMAMALI”
Pehlivanoğlu, bölgedeki gerilimlerin daha geniş çaplı sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerek, “Balkanlar tarih boyunca büyük güç mücadelelerinin ve ağır çatışmaların yaşandığı bir coğrafya oldu. Bugün yapılması gereken, yeni çatışmaların önünü açacak gelişmelere karşı dikkatli olmak ve barışın korunmasına katkı sağlamaktır. Balkanlar bir kez daha kan ve gözyaşının merkezi olmamalıdır.” şeklinde konuştu.
“TARİHSEL ANALOGİLER YENİ GERİLİMLERİN ARACI HÂLİNE GETİRİLMEMELİ”
Kosova Savaşı gibi tarihsel olayların günümüz siyasetine taşınırken dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Pehlivanoğlu, “633 yıl öncesine uzanan tarihsel hesaplaşmaların bugünün toplumlarını yeni tercihlere ve çatışmalara zorlayan bir araca dönüştürülmesinden endişe duyuyorum. Tarih bilinmeli ancak geçmişin düşmanlıkları bugünün insanlarına yeniden yaşatılmamalıdır.” dedi.
“BÖLGESEL BİR ÇATIŞMANIN SONUÇLARI SINIRLI KALMAYABİLİR”
Pehlivanoğlu, Balkanlar’da çıkabilecek olası bir çatışmanın uluslararası boyut kazanabileceğini savunarak, “Bugünün dünyasında bölgesel krizlerin yalnızca ortaya çıktıkları coğrafyayla sınırlı kalmadığını görüyoruz. Balkanlar’daki herhangi bir ciddi gerilimin daha geniş bir uluslararası krize dönüşme ihtimali göz ardı edilmemelidir.” ifadelerini kullandı.
“BOSNA-HERSEK’İ YAKIN TAKİBE ALMAK ZORUNDAYIZ”
Pehlivanoğlu, Türkiye’nin Bosna-Hersek ve Balkanlar’daki gelişmeleri dikkatle izlemesi gerektiğini belirterek, “Bosna-Hersek konusunda dikkatli olmak zorundayız. Tarihsel bağlarımızın bulunduğu bu coğrafyada barışın, istikrarın ve insanların güvenliğinin korunmasını önemsiyoruz. Gelişmeleri yakından takip etmek ve olası riskleri önceden değerlendirmek Türkiye açısından bir zorunluluktur.” ifadelerini kullandı.