|
Tweet |
Mutlutürk, son dönemde Türkiye’nin dış politikasında yaşanan yönsüzlüğe dikkat çekerek, ülkenin milli çıkarlarının artık uluslararası pazarlıkların konusu haline getirildiğini söyledi:
“Devletin onuru, bir imza karşılığında satılamaz. Dış politikada taviz üzerine kurulu her adım, milletin geleceğinden çalmaktır. Bizim anlayışımızda devlet; dik durur, menfaatle değil, adaletle hareket eder. Türkiye, yeniden itibarını kazanmak istiyorsa, Hakk’a yaslanmalı, kendi kimliğine dönmelidir.”
Mutlutürk, Türkiye’nin hiçbir ülkenin gölgesinde var olamayacağını belirterek, “Kuvvetin değil, hakkın yanında duran bir dış politika; işte asıl bağımsızlık budur” dedi.
“Ekonomi, Halkın Emeğiyle Ayağa Kalkar”
Mutlutürk, ekonomik yönetimin artık milletin sırtına yük olmaktan çıkması gerektiğini ifade etti:
“Yıllardır süren borç-faiz sarmalı, bu ülkenin kaynaklarını tüketti. Üretmeyen, alın terine değer vermeyen bir sistem ayakta kalamaz. Faizle değil, üretimle; ithalatla değil, yerli kalkınmayla bu ülke refaha ulaşabilir. Yeniden Refah Partisi, faizin değil emeğin ekonomisini savunmaktadır.”
“Adaletin Suskun Olduğu Yerde Devlet Güven Veremez”
Recep Mutlutürk, Türkiye’de yargı bağımsızlığının ve adalet duygusunun zedelendiğini vurguladı:
“Bir ülkede adaletin terazisi bozulmuşsa, orada hiçbir sistem kalıcı olamaz. Adalet, bir partinin sloganı değil, bir milletin vicdanıdır. Bizim hedefimiz, adaletin yeniden güven kaynağı olduğu bir Türkiye’dir.”
“Yeniden Refah, İnançla Dirilenlerin Hareketidir”
Mutlutürk, partisinin duruşunu şu sözlerle özetledi:
“Bizim davamız makam, mevki ya da menfaat davası değildir. Bizim davamız; alın terinin, adaletin ve vicdanın davasıdır. Türkiye, ahlaki ve manevi temeller üzerine inşa edilmedikçe kalıcı refah mümkün değildir. Yeniden Refah Partisi, işte bu dirilişin adıdır.”
Mutlutürk, açıklamasını şu ifadeyle tamamladı:
“Bu topraklarda umut yeniden yeşerecek. Çünkü biz inanıyoruz: Güçlü olan haklı değildir; haklı olan, sonunda mutlaka güçlü olacaktır.”