|
Tweet |
Mahmut Arıkan’ın son açıklamalarının toplumun farklı kesimlerinde biriken sorunları açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Tümenci, “Bugün Türkiye’de gençler geleceklerini bu ülkede kurabileceklerine inanmıyor, emekliler ise yıllarca verdikleri emeğin karşılığında insanca yaşamaktan uzaklaştırılıyor. Bu, münferit değil; sistemsel bir sorundur” dedi.
“Sisteme Güven Olmazsa Beyin Göçü Durdurulamaz”
Bilkent Üniversitesi’nde gençlerle yapılan söyleşide dile getirilen değerlendirmelere dikkat çeken Tümenci, gençlerin yurt dışına yönelmesinin yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını vurguladı.
“Gençlerimiz artık sadece maaş hesabı yapmıyor; adalet, saygı ve huzur arıyor. Sisteme güven duymayan bir gencin ülkesinde kalmasını bekleyemezsiniz. Güven inşa edilmeden beyin göçü durmaz,” ifadelerini kullandı.
“Emekli Son Sığınak Olarak Pansiyon Odalarına İtiliyor”
Emeklilerin yaşadığı dramatik tabloya da değinen Tümenci, ileri yaşlarda ağır işlerde çalışırken hayatını kaybeden emeklilerin sosyal devlet anlayışının geldiği noktayı gösterdiğini söyledi.
“75 yaşında taş ocağında, 80’li yaşlarında direksiyon başında hayatını kaybeden emeklilerden söz ediyoruz. Hayatta kalanlar ise tatil için değil, son sığınak olarak izbe pansiyonlarda yaşam mücadelesi veriyor. Bu tablo, sosyal devletin iflasıdır,” dedi.
Hem gençlerin hem de emeklilerin ortak sorununun adaletsizlik olduğunu belirten Tümenci, “Bu ülkede kaynak var; ancak adil dağıtım yok. Genç emeği değersizleştiriliyor, emekli yük gibi görülüyor. Oysa devletin görevi, en kırılgan kesimleri korumaktır,” değerlendirmesinde bulundu.
“Çözüm Kökten Bir Değişimdir”
Açıklamasının sonunda Saadet Partisi’nin yaklaşımını özetleyen Tümenci, geçici düzenlemelerle sorunların çözülemeyeceğini ifade ederek şunları söyledi:
“Gençlerin umutla, emeklilerin onurla yaşayabildiği bir Türkiye mümkündür. Bunun yolu, güven veren bir sistemden, adaleti esas alan bir sosyal devletten geçer. Saadet Partisi olarak bu dönüşümün takipçisi olmaya devam edeceğiz.”