|
Tweet |
Kolikısa, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın Sincan’daki konuşmasında dile getirdiği mesajların, Türkiye’nin iç ve dış politikadaki yönelimlerine ışık tuttuğunu ifade ederek, “Gazze’de yaşanan zulüm, insanlık vicdanının susturulmuş halidir. Eğer Türkiye, gerçekten mazlumun yanında durmak istiyorsa, önce kendi içinde tutarlılık sağlamalıdır. Kürecik Üssü kapatılmadan, İncirlik’teki üsler sorgulanmadan Filistin davasında samimiyet iddia edilemez” dedi.
“Bugün Filistin için gözyaşı dökenlerin bir kısmı, İsrail ile ticareti sürdürmeye devam ediyor. Bizim duruşumuz bu ikiyüzlülüğe karşıdır. Milli Görüş geleneği, sadece sözle değil, fiilen mazlumun yanında durmayı gerektirir. Biz bu mirası taşımaktan onur duyuyoruz.”
Kolikısa, konuşmasının devamında ekonomiye değinerek, halkın geçim derdinin artık bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü söyledi.
“Bir ülkenin ekonomisi, vatandaşın cebindeki son banknotun değeridir. 200 lira artık bir pazar poşetini dolduramıyor. Çiftçi üretemiyor, esnaf borcunu ödeyemiyor, emekli ay sonunu getiremiyor. Bunun adı ekonomik başarı değil, yönetim zafiyetidir.”
Saadet Partisi’nin adil bölüşüm ve üretime dayalı ekonomi anlayışını yeniden hâkim kılmak için çalıştıklarını vurgulayan Kolikısa, “Bizim derdimiz sadece iktidar olmak değil; hakkı, ahlakı ve adaleti iktidar yapmaktır” dedi.
Kolikısa açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Erzurum, tarih boyunca direnişin ve vicdanın şehridir. Bugün de bu şehirden adaletin sesi yükselecek. Biz, yaşanabilir bir Türkiye’yi lafla değil, alın teriyle, ahlakla, üretimle kuracağız. Çünkü inanıyoruz: Adalet yeniden tesis edildiğinde, Türkiye yeniden yükselecektir.”