|
Tweet |
ET FİYATLARI EL YAKIYOR, DAR GELİRLİ SOFRASINDAN ÇEKİLİYOR
Salep, son dönemde kırmızı et fiyatlarının hızla yükselerek vatandaşın alım gücünü yok ettiğini söyledi:
“Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin verilerine göre yılbaşında 374 TL olan dana yağsız etin kesimhane fiyatı bugün 468 TL’ye yükseldi. Kuzu etinde de 443 TL’den 508 TL’ye çıktı. Raflara gelene kadar bu fiyatlar katlanıyor ve tüketiciye çok daha pahalıya ulaşıyor. Büyük şehirlerde Angus bonfile 1200 TL’yi, ithal etler 1000 TL’yi aşmış durumda. Anadolu’da kasaplarda dana eti 650-700 TL bandına dayandı. Bu tablo dar gelirlinin sofrasında etin tamamen kaybolduğunu gösteriyor.”
ÜRETİCİ BORÇLA YAŞAMAYA ÇALIŞIYOR
Salep, üreticilerin artan maliyetler altında ezildiğini ve hayvancılığı bırakma noktasına geldiğini belirtti:
“Yem fiyatları fahiş, mazot ve elektrik giderleri karşılanamaz hale geldi. Çoban bulmak zor, maaşlar 50-70 bin TL’yi buluyor. Üretici hayvancılığı bırakıyor ama hükümet hâlâ ithalatla günü kurtarmaya çalışıyor. 2010’dan bu yana 10 milyon baş hayvan ithal edilmiş, 12 milyar dolar yurtdışına ödenmiş ama sorun çözülmemiş. Çünkü yerli üreticiye gerçek bir destek verilmedi.”
“İTHALATLA SORUN ÇÖZÜLMEZ, YERLİ ÜRETİM GÜÇLENDİRİLMELİ”
Salep, hükümete şu çağrıyı yaptı:
“Yem sübvanse edilmeli, üreticinin maliyetleri azaltılmalı, yerli hayvancılık ayağa kaldırılmalı. Market zincirleri fahiş fiyatlarla büyük karlar elde ederken hem üretici hem tüketici eziliyor. İthalat masallarıyla zaman kaybetmek yerine gerçekçi ve kalıcı politikalar uygulanmalıdır. Türkiye hayvancılığını ayağa kaldırmazsa hem sofralarımız boş kalacak hem de çocuklarımız yeterli beslenemeyecek.”
“BU İKTİDAR HEM ÜRETİCİYİ HEM TÜKETİCİYİ YALNIZ BIRAKTI”
Zafer Partisi Genel Merkez Danışmanı İsmail Salep, sözlerini sert bir uyarıyla bitirdi:
“Et fiyatları uçmuş, vatandaş gramla almak için bile zorlanıyor. Üretici iflasın eşiğinde. Hükümet hâlâ seyrediyor. Tarım ve hayvancılık çökertildiği için bugün bu tabloyu yaşıyoruz. Artık gerçekçi, üretimi önceleyen, üreticiyi destekleyen ve tüketiciyi koruyan politikalar hayata geçirilmek zorunda. Aksi halde hem sofralar hem gelecek nesiller büyük bir krizin içine sürüklenir.”