|
Tweet |
“AYNI ANLAYIŞIN FARKLI DÜZENLEMELERİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
Bedri Yalçın, İstanbul Sözleşmesi ile iklim politikaları arasında siyasi yaklaşım bakımından benzerlik gördüğünü belirterek, “Kardeşlerim, İklim Sözleşmesi ile İstanbul Sözleşmesi’ni yapan aynı akıldır. Toplumun değerlerini ve milletin geleceğini ilgilendiren konularda atılan adımları yalnızca başlıkları üzerinden değil, sonuçlarıyla birlikte değerlendirmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.
Yalçın, uluslararası düzenlemelerin Türkiye açısından oluşturabileceği ekonomik, sosyal ve hukuki sonuçların toplumla açık biçimde paylaşılması gerektiğini belirtti.
“KARBON AYAK İZİ UYGULAMALARI İYİ ANLATILMALI”
Karbon ayak izi başta olmak üzere iklim politikaları kapsamında gündeme gelen uygulamalara dikkat çeken Yalçın, bu düzenlemelerin vatandaşın günlük yaşamına, üreticiye ve ekonomiye nasıl yansıyacağının net biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Yalçın, “Hâlâ karbon ayak izi üzerinden yeni düzenlemeler konuşuluyor. Milletimizin önüne ileride yeni maliyetler ve kısıtlamalar çıkaracak uygulamalara karşı dikkatli olmak zorundayız. İnsanımıza neyin neden yapıldığı açıkça anlatılmalı, toplumun kaygıları görmezden gelinmemelidir.” dedi.
“HATALARDAN DERS ÇIKARILMAZSA BEDELİNİ MİLLET ÖDER”
Siyasi karar süreçlerinde eleştiri ve uyarıların dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Yalçın, farklı görüşlerin dışlanmasının yanlış kararların tekrarlanmasına yol açabileceğini savundu.
Yalçın, “Bilmediğini bilmemek kadar, bileni dinlememek ve yapılan hatalardan ders almamak da ciddi sonuçlar doğurur. Yanlış kararların faturası sonunda yine millete çıkar. Bizim çağrımız; milletin geleceğini ilgilendiren her konuda daha şeffaf, daha dikkatli ve daha sorumlu hareket edilmesidir.” ifadelerini kullandı.