Bugun...



Doktor Özcanlı: Yaz Biter, Güneşin Ciltte Bıraktığı Hasar Kalabilir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Dermatoloji ve Kozmetoloji Uzmanı Dr. Çağnur Özcanlı, yaz aylarında yoğunlaşan güneş maruziyetinin etkilerinin tatilin sona ermesiyle ortadan kalkmadığını belirterek, güneş lekeleri, melazma, renk düzensizlikleri, foto-yaşlanma ve benlerde meydana gelen değişimlerin yaz sonrasında dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 15-08-2026 02:33

Doktor Özcanlı: Yaz Biter, Güneşin Ciltte Bıraktığı Hasar Kalabilir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


Güneş hasarının birikici olduğuna dikkat çeken Özcanlı, “Yaz bittiğinde bronzluk azalabilir ancak cildin maruz kaldığı ultraviyole ışınlarının biyolojik etkileri bir anda ortadan kalkmaz. Güneş hasarı yıllar içerisinde birikebilir. Bu nedenle yaz sonunu yalnızca kozmetik bakım dönemi olarak değil, cildimizi yeniden değerlendirdiğimiz bir dönem olarak görmeliyiz.” dedi.

Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), korunmasız güneş maruziyetinin zaman içerisinde çil, yaşlılık lekeleri ve kırışıklık gibi güneş hasarı belirtilerine yol açabileceğini; biriken hasarın bazı kişilerde kanser öncüsü deri oluşumları ve deri kanserleriyle de ilişkili olduğunu belirtiyor.  

CİLT GÜNEŞTE GEÇİRDİĞİ ZAMANI UNUTMUYOR

Güneş hasarının yalnızca güneş yanığı yaşayan kişiler açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özcanlı, yıllar boyunca tekrarlanan korunmasız maruziyetin cilt üzerinde birikici sonuçları bulunduğunu ifade etti.

Özcanlı şunları söyledi: “Güneşte kızarmamak veya ciddi bir yanık yaşamamak, cildin hiç etkilenmediği anlamına gelmez. UV hasarının bir bölümü çıplak gözle hemen fark edilmeyebilir. Zaman içerisinde lekelenme, renk düzensizliği, ince çizgiler ve elastikiyet değişiklikleriyle kendisini gösterebilir.”

AAD’nin UV görüntülemelerine ilişkin bilgilendirmelerinde de çıplak gözle görülmeyen güneş hasarının yaşla birlikte birikebildiği ve artan hasarın erken cilt yaşlanması ile deri kanseri riskini artırdığı belirtiliyor.  

BRONZLUK GEÇEBİLİR, FOTO-YAŞLANMA BİRİKEBİLİR

Güneş ışınlarının cildin yaşlanma sürecini hızlandırabileceğini belirten Özcanlı, özellikle yüz, boyun, dekolte ve eller gibi güneşe sık maruz kalan bölgelerde değişimlerin daha belirgin görülebileceğini söyledi.

Özcanlı, “Kırışıklık, düzensiz pigmentasyon ve cilt elastikiyetindeki değişimler yalnızca takvim yaşına bağlı değildir. Yaşam boyunca ne kadar güneş aldığımız ve kendimizi ne ölçüde koruduğumuz da cildin görünümünde önemli rol oynar.” dedi.

Dermatolojide güneş ışınlarının neden olduğu erken yaşlanma değişiklikleri “foto-yaşlanma” olarak tanımlanıyor. AAD, güneş hasarının kırışıklık, yaşlılık lekeleri, gevşeklik ve düzensiz cilt tonuyla kendisini gösterebildiğini bildiriyor.  

MELAZMADA SADECE UV IŞINLARINI KONUŞMAK YETMİYOR

Özellikle melazması bulunan kişilerin yaz sonrasında lekelerinin belirginleşebildiğine dikkat çeken Özcanlı, güneşten korunmada görünür ışığın da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özcanlı, “Melazma çok faktörlü ve inatçı olabilen bir pigmentasyon problemidir. Bu nedenle kişinin internette gördüğü bir leke serumunu kullanması yerine önce doğru tanının konulması gerekir. Korunma da tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.” dedi.

AAD, güneş ışığının melazmayı tetikleyebildiğini ve mevcut lekeleri koyulaştırabildiğini bildiriyor. Ayrıca özellikle daha koyu cilt tonlarında görünür ışığın melazmayı kötüleştirebildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle melazmalı kişilerde geniş spektrumlu SPF 30 ve üzeri güneş korumasının yanı sıra demir oksit içeren renkli güneş koruyucuların görünür ışığa karşı ek koruma sağlayabileceği belirtiliyor.  

LEKE GÖRÜLDÜĞÜNDE İLK İŞLEM LAZER OLMAMALI

Yaz sonunda artan leke şikâyetleriyle birlikte bilinçsiz kozmetik uygulamalara yönelmenin doğru olmadığını belirten Özcanlı, her kahverengi oluşumun aynı nedenden kaynaklanmadığını vurguladı.

Özcanlı, “Hasta aynaya baktığında hepsini ‘güneş lekesi’ olarak görebilir. Ancak dermatolojik açıdan aynı görünen iki lekenin nedeni farklı olabilir. Bu nedenle özellikle yeni ortaya çıkan veya değişim gösteren oluşumlarda tanı koymadan doğrudan lazer, peeling ya da başka bir kozmetik işleme geçmek doğru yaklaşım değildir.” dedi.

AAD de güneş hasarı bulunan ciltlerde bazı deri kanserlerinin yaşlılık lekesiyle karıştırılabileceğine dikkat çekerek, kozmetik tedavi öncesinde doğru dermatolojik değerlendirmenin önemini vurguluyor.  

BENLERDE “YAZDAN ÖNCE–YAZDAN SONRA” KARŞILAŞTIRMASI YAPILABİLİR

Özcanlı, vatandaşların benlerini ve ciltlerindeki diğer oluşumları düzenli olarak gözlemlemesinin önemli olduğunu belirterek özellikle yeni ortaya çıkan veya değişen lezyonların ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Telefonla çekilen eski fotoğraflar bile bazı değişimleri fark etmeye yardımcı olabilir” diyen Özcanlı, “Bir ben büyüyor, şekli veya rengi değişiyor, diğerlerinden farklı görünmeye başlıyor, kaşınıyor ya da kanıyorsa değerlendirilmesi gerekir. Amaç kişinin kendi kendine tanı koyması değil, değişikliği fark ederek hekime zamanında başvurmasıdır.” dedi.

AAD de yeni, alışılmadık veya değişen deri oluşumlarının, özellikle kaşınma ya da kanama varsa dermatolog tarafından değerlendirilmesini öneriyor.  

GÜNEŞ KORUYUCU SADECE TATİL ÜRÜNÜ DEĞİLDİR

Yaz sonrasında yapılan en yaygın hatalardan birinin güneş koruyucuyu plaj çantasına kaldırmak olduğunu belirten Özcanlı, güneşten korunmanın mevsimsel değil günlük bir sağlık davranışı olması gerektiğini ifade etti.

Özcanlı, “Güneş koruyucuyu denize giderken kullanılan kozmetik bir ürün olarak görmemeliyiz. Sonbaharda da günlük yaşamımız devam ediyor ve UV maruziyeti tamamen ortadan kalkmıyor. Özellikle leke problemi bulunan veya dermatolojik tedavi gören kişilerde koruyucu yaklaşım yıl boyunca önem taşıyor.” dedi.

AAD, açık havada geniş spektrumlu, suya dayanıklı ve en az SPF 30 güneş koruyucu kullanılmasını; gölge, uygun kıyafet, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü gibi fiziksel korunma yöntemlerinin de sisteme dahil edilmesini öneriyor.  

LEKEYİ AÇMAYA ÇALIŞIRKEN CİLDİ TAHRİŞ ETMEYİN

Yaz sonrasında daha açık bir cilt tonu elde etmek amacıyla çok sayıda asit, peeling veya aktif içeriğin kontrolsüz biçimde üst üste kullanılmasının cilt bariyerini bozabileceğini belirten Özcanlı, tahrişin bazı kişilerde pigmentasyon sorunlarını daha da belirginleştirebileceğini söyledi.

Özcanlı, “Hasta lekesini hızlı geçirmek istiyor ve aynı anda birkaç güçlü ürün kullanmaya başlayabiliyor. Oysa kızaran, yanan ve tahriş olan bir cilde daha fazla aktif madde eklemek çözüm olmayabilir. Özellikle pigmentasyona yatkın ciltlerde kontrollü ilerlemek gerekir.” dedi.

AAD de melazmalı kişilerde yanma veya batmaya neden olan cilt bakım ürünlerinin irritasyon oluşturarak koyu lekeleri daha belirgin hale getirebileceğini bildiriyor.  

“YAZ SONU CİLT HARİTASI” ÇIKARILABİLİR

Özcanlı, kişilerin her yıl yaz sonunda yüz, boyun, dekolte ve ellerindeki değişimleri aynı ışık koşullarında fotoğraflayarak kişisel bir takip arşivi oluşturabileceğini belirtti.

Özcanlı, “Burada telefon uygulamasının teşhis koymasından söz etmiyoruz. Ama kişi her yıl aynı dönemde benlerini, lekelerini ve genel cilt görünümünü kayıt altına alırsa zaman içerisindeki değişiklikleri daha kolay fark edebilir. Şüpheli bir değişiklik gördüğünde de dermatoloğuna başvurabilir.” dedi.

HER LEKEYE AYNI TEDAVİ DEVRİ BİTMELİ

Kozmetolojide kişiselleştirilmiş yaklaşımın önemine dikkat çeken Özcanlı; kişinin cilt tipi, pigmentasyonun nedeni ve derinliği, güneş maruziyeti ve eşlik eden faktörlerin tedavi planını değiştirebildiğini söyledi.

AAD’nin melazmaya ilişkin klinik bilgilendirmelerinde de tek bir “en iyi tedavi” bulunmadığı, tedavinin kişinin cilt tonu, pigmentin derinliği ve tetikleyicileri dikkate alınarak planlandığı belirtiliyor.  

ÖZCANLI: YAZIN SON GÜNÜ CİLDİN GÜNEŞLE İLİŞKİSİNİN SON GÜNÜ DEĞİLDİR

Güneşten korunmanın yalnızca estetik görünüm açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özcanlı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yaz sonunda aynaya baktığımızda yalnızca bronzluğumuzun ne kadar kaldığına bakmayalım. Yeni bir leke oluşmuş mu, eski bir ben değişmiş mi, melazma belirginleşmiş mi, cilt tonunda farklılık ortaya çıkmış mı bunları da gözlemleyelim. Her lekeye kendi kendimize müdahale etmek yerine önce ne olduğunu anlayalım. Sonbaharı bilinçsiz ve agresif işlemlerin başlangıcı değil, doğru dermatolojik değerlendirmenin dönemi haline getirelim. Çünkü yaz biter; fakat güneşin ciltte bıraktığı hasar kalabilir.”




Kaynak: 22haber.com.tr

Bu haber 5629 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI