Bugun...



Dr. Ata Barlas Aşkar: Bir travma hekimi olarak söylüyorum; asıl başarı enkazdan kurtarmak değil, enkaz bırakmamaktır - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Adil Türkiye Partisi Genel Başkanı, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Ata Barlas Aşkar, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, yıllarca travma vakalarıyla ilgilenmiş bir hekim olarak deprem meselesine insan hayatı ve önleyici tedbirler açısından yaklaşılması gerektiğini söyledi. Aşkar, 17 Ağustos sonrasında hayatımıza giren ve kamuoyunda “deprem vergisi” olarak bilinen kaynakların kullanımına ilişkin daha önce yaptığı şeffaflık çağrısını da yineledi.

facebook-paylas
Tarih: 15-08-2026 12:42

Dr. Ata Barlas Aşkar: Bir travma hekimi olarak söylüyorum; asıl başarı enkazdan kurtarmak değil, enkaz bırakmamaktır - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Aşkar, “Bir travma hekimi olarak yaralanmanın insan bedeninde nasıl izler bırakabildiğini biliyorum. Ancak depremde yalnızca bedenler yaralanmıyor; aileler, şehirler ve bir ülkenin hafızası da ağır travmalar yaşıyor. Bu nedenle asıl başarı enkazdan insan kurtarmak değil, insanımızın üzerine çökecek enkaz bırakmamaktır” dedi.

“HEKİMLİK BANA ÖNCE İNSAN HAYATINI KORUMAYI ÖĞRETTİ”

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan ve uzmanlığını ortopedi ve travmatoloji alanında tamamlayan Aşkar, afetlere hazırlığın sağlık politikasının da ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
Aşkar şunları söyledi:
“Bir hekim olarak insan hayatının rakamlardan ibaret olmadığını çok iyi biliyorum. Deprem sonrasında hastanelere ulaşan her yaralı, arkasında bir aile, bir anne, bir baba, bir çocuk demektir. Bu nedenle deprem politikasını yalnızca arama kurtarma üzerinden değerlendiremeyiz. Hastanelerimiz ayakta kalacak mı, ambulanslarımız ulaşabilecek mi, yollarımız açık olacak mı, sağlık personelimiz görev yapabilecek mi? Bunların tamamının cevabı deprem olmadan önce verilmelidir.”

“DEPREM VERGİLERİNİ DAHA ÖNCE SORDUK, ŞEFFAFLIK TALEBİMİZ DEVAM EDİYOR”

Aşkar, Şubat 2024’te de kamuoyunda “deprem vergisi” olarak bilinen Özel İletişim Vergisi üzerinden iktidara şeffaflık çağrısında bulunmuş, toplanan kaynakların hangi alanlarda kullanıldığının vatandaşlara açıklanmasını istemişti.  
“Vatandaşımız vergisini ödüyorsa devlet de bunun hesabını vatandaşına açık biçimde vermelidir. Deprem için ayrılan kaynakların ne kadarı riskli yapıların dönüşümüne, ne kadarı afet altyapısına, ne kadarı sağlık sisteminin güçlendirilmesine kullanıldı? Bunları sormak siyaset yapmak değil, millet adına hesap sormaktır. 17 Ağustos’un 27. yılında aynı soruyu soruyoruz: Türkiye depreme hazırlanmak için sahip olduğu kaynakları ne kadar doğru kullandı?”

“HASTANELER DEPREMDE SIĞINILAN DEĞİL, AYAKTA KALAN YAPILAR OLMALIDIR”

Olası büyük bir depremde sağlık sisteminin kesintisiz çalışmasının hayati önem taşıdığını belirten Aşkar, başta hastaneler olmak üzere sağlık tesislerinin afet dayanıklılığının sürekli denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Depremden sonra binlerce insan sağlık hizmetine ihtiyaç duyabilir. Tam da o anda hastaneniz hizmet veremiyorsa kayıplar daha da ağırlaşır. Hastanelerin yapısal güvenliği kadar elektrik, su, haberleşme, ameliyathane, yoğun bakım ve acil servislerin sürekliliği de planlanmalıdır. Sağlık sisteminin afet planı kâğıt üzerinde değil, sahada çalışabilir olmalıdır.”

“17 AĞUSTOS’UN 27. YILINDA ARTIK SONUÇLARI KONUŞMALIYIZ”

Aşkar, 17 Ağustos’un ardından geçen 27 yılda Türkiye’nin çok sayıda deprem yaşadığını hatırlatarak afetlere hazırlık konusunda bilimsel, şeffaf ve insan merkezli bir devlet politikası oluşturulması gerektiğini belirtti.
Aşkar sözlerini şöyle tamamladı:
“17 Ağustos 1999’da kaybettiğimiz vatandaşlarımızın acısı hâlâ yüreğimizdedir. Bir travma hekimi olarak söylüyorum; bazı yaralar iyileşir ama bıraktıkları izler ömür boyu kalır. 17 Ağustos da milletimizin hafızasında böyle bir yaradır. Artık çocuklarımıza yeni travmalar bırakmamak zorundayız. Riskli yapıları dönüştürelim, hastanelerimizi ve okullarımızı güvenli hale getirelim, afet altyapımızı güçlendirelim ve deprem için kullanılan bütün kamu kaynaklarını milletimize şeffaf biçimde açıklayalım. Adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz; vatandaşın güvenli bir evde yaşama hakkını korumak da adaletin gereğidir. Adil Türkiye Partisi olarak insan hayatının üzerinde hiçbir siyasi hesap, hiçbir rant ve hiçbir ekonomik çıkar kabul etmiyoruz. 17 Ağustos’ta kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Onların hatırasına karşı en büyük sorumluluğumuz, bir sonraki depremde aynı acıları yaşamayacak bir Türkiye inşa etmektir.”




Kaynak: 22haber.com.tr

Bu haber 5629 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI