|
Tweet |
GELİR ARTIŞI KİRA ARTIŞININ GERİSİNDE KALDI
İrfan Uzun, temmuz ayı verilerine göre kira artış tavanının yüzde 32,03 olarak açıklandığını, buna karşılık memur maaş artışının yüzde 13,52, emekli aylığı artışının ise yüzde 17,76 seviyesinde kaldığını ifade etti. Bu tablonun milyonlarca vatandaşın karşı karşıya olduğu ekonomik gerçeği açık biçimde gösterdiğini söyledi.
Uzun, “Gelir artışının kira artışının gerisinde kaldığı bir düzende, sabit gelirli vatandaşlarımızın yaşam yükü hafiflemez; aksine her ay biraz daha ağırlaşır. Bu tablo üzerinde hep birlikte düşünmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.
BARINMA BİR AYRICALIK DEĞİL TEMEL HAKTIR
Barınma hakkının insan onuruna yakışır bir yaşamın vazgeçilmez unsuru olduğunu belirten Uzun, emekli, memur ve asgari ücretli vatandaşların maaşları daha ceplerine girmeden kira karşısında çaresiz bırakılmaması gerektiğini kaydetti.
Uzun, “Barınma bir ayrıcalık değildir. Hiçbir emekli, hiçbir memur ve hiçbir asgari ücretli, maaşını almadan kira hesabı altında ezilmemelidir. Devletin görevi yalnızca ekonomik verileri açıklamak değil, vatandaşın alım gücünü ve barınma hakkını koruyacak dengeli politikalar üretmektir.” şeklinde konuştu.
VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ KORUNMALIDIR
Sabit gelirli kesimlerin artan hayat pahalılığı karşısında her geçen gün daha fazla zorlandığını dile getiren Uzun, ekonomik politikaların merkezinde vatandaşın temel ihtiyaçlarının yer alması gerektiğini söyledi.
Uzun, “Ekonomi yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Açıklanan her veri, bir ailenin mutfağına, bir emeklinin kira hesabına, bir çalışanın gelecek kaygısına doğrudan yansımaktadır. Bu nedenle ücret artışları, gerçek hayatın maliyetleriyle uyumlu olmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
DOĞRU PLANLAMA VE ADALETLİ PAYLAŞIM ŞARTTIR
Türkiye’nin bu tabloyu değiştirebilecek güce sahip olduğunu vurgulayan Uzun, çözümün doğru planlama, adaletli paylaşım ve liyakatli yönetim anlayışından geçtiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda Uzun, “Türkiye bunu başarabilecek güce sahiptir. Doğru planlama, adaletli paylaşım ve liyakatli yönetimle vatandaşın nefes aldığı, geleceğe güvenle baktığı bir düzeni kurmak mümkündür.” ifadelerini kullandı.