Bugun...



Kozmetoloji Uzmanı Dr. Çağnur Özcanlı: Boyun ve Eller Yaşı Yüzden Önce Ele Verebilir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Dermatoloji ve Kozmetoloji Uzmanı Dr. Çağnur Özcanlı, cilt bakımında ve güneşten korunmada çoğu kişinin yalnızca yüzüne odaklandığını belirterek, boyun, dekolte ve ellerin de yıllar boyunca güneşe maruz kalan ve yaşlanma belirtilerinin belirginleşebildiği bölgeler arasında olduğunu söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 04-11-2026 13:45

Kozmetoloji Uzmanı Dr. Çağnur Özcanlı: Boyun ve Eller Yaşı Yüzden Önce Ele Verebilir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


Yüz için güneş koruyucu, nemlendirici ve farklı bakım ürünleri kullanılırken boyun ve ellerin sıklıkla unutulduğuna dikkat çeken Özcanlı, “Yüzümüzü yıllarca koruyup boynumuzu ve ellerimizi korumazsak zaman içerisinde bölgeler arasında belirgin bir görünüm farkı oluşabilir. Boyun ve eller yaşı yüzden önce ele verebilir.” dedi.

YÜZÜ KORUYUP BOYNU UNUTMAYIN

Güneşten korunmanın çene hattında sona ermemesi gerektiğini vurgulayan Özcanlı, açıkta kalan boyun ve dekolte bölgesinin de UV maruziyetinden etkilenebileceğini söyledi.
Özcanlı şunları söyledi: “Sabah güneş koruyucumuzu yüzümüze sürüyoruz ancak çene çizgisinde duruyoruz. Oysa boyun ve özellikle açık kıyafetlerde dekolte bölgesi de güneşe maruz kalıyor. Korunmayı yalnızca yüz bakımı olarak düşünmemeliyiz.”

Amerikan Dermatoloji Akademisi de güneş koruyucunun güneşe açık tüm cilde uygulanmasını; boyun, kulaklar ve ayak üstleri gibi kolay unutulan bölgelerin ihmal edilmemesini öneriyor. 

ELLERİNİZ GÜNLÜK UV MARUZİYETİNİ BİRİKTİRİR

Ellerin günlük yaşamda sürekli açıkta kalmasına rağmen güneşten korunmada geri planda bırakıldığını belirten Özcanlı, özellikle el sırtlarının yıllar içerisindeki kümülatif güneş maruziyetinden etkilenebileceğini söyledi.
“Yüzümüze SPF sürüp evden çıkıyoruz ancak ellerimizi unutuyoruz” diyen Özcanlı, “Araç kullanırken, yürürken veya günlük işlerimizi yaparken ellerimiz de açıkta kalabiliyor. Cilt yaşlanması açısından yalnızca plajdaki güneşi değil, yıllar boyunca biriken günlük maruziyeti düşünmeliyiz.” dedi.

ELLERDEKİ HER KAHVERENGİ LEKE “YAŞLILIK LEKESİ” DİYE GEÇİŞTİRİLMEMELİ

El sırtında zamanla pigment değişiklikleri ve güneşle ilişkili lekelerin ortaya çıkabileceğini belirten Özcanlı, yeni gelişen veya değişiklik gösteren pigmentli oluşumların otomatik olarak yaşlanmaya bağlanmaması gerektiğini vurguladı.
Özcanlı, “Halk arasında ‘yaşlılık lekesi’ denilip geçilebiliyor. Ancak dermatolojide her kahverengi oluşumu aynı kabul etmiyoruz. Yeni ortaya çıkan, büyüyen, şekil veya renk değiştiren bir lezyon varsa önce bunun ne olduğunu değerlendirmeliyiz.” dedi.

BOYUN CİLDİ YÜZLE AYNI DAVRANMAK ZORUNDA DEĞİL

Boyun bölgesinin anatomik ve yapısal özelliklerinin yüzden farklı olabileceğini belirten Özcanlı, yüzde kullanılan her aktif içeriğin aynı yoğunluk ve sıklıkla boyunda kullanılmasının uygun olmayabileceğini söyledi.
Özcanlı, “Hasta yüzünde tolere ettiği asidi veya retinoid içeren ürünü aynı miktarda boynuna uyguluyor ve tahriş yaşayabiliyor. Cildin farklı bölgelerinin toleransı aynı olmayabilir. ‘Yüzümde iyi geldi, boynumda da daha fazla kullanayım’ yaklaşımı doğru değil.”

DEKOLTE BÖLGESİ DE FOTO-YAŞLANMADAN ETKİLENEBİLİR

Özellikle uzun yıllar güneşe açık kalan dekolte bölgesinde renk düzensizlikleri ve cilt dokusunda değişiklikler görülebileceğini belirten Özcanlı, günlük korunmada kıyafet seçiminin de önemli olduğunu söyledi.
Özcanlı, “Güneşten korunmayı yalnızca krem sürmek olarak düşünmeyelim. Gölge, uygun kıyafet ve güneşten fiziksel korunma da stratejinin parçasıdır.”

YÜZÜNÜZ 40, ELLERİNİZ 60 GÖRÜNMESİN

Kozmetik dermatolojide yalnızca yüze yoğunlaşan uygulamaların bazen yüz ile diğer açık bölgeler arasında görünüm farklılığı oluşturabileceğine dikkat çeken Özcanlı, bütüncül değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.
Özcanlı, “Yüz için yıllarca çok dikkatli davranıp elleri ve boynu tamamen ihmal etmek istemeyiz. Kozmetik dermatolojide amacımız tek bir bölgeyi diğerlerinden kopararak değerlendirmek değil, doğal ve dengeli bir görünümü korumaktır.” dedi.

EL KREMİ İLE GÜNEŞ KORUYUCU AYNI İŞİ YAPMAZ

Elleri nemlendirmenin cilt bariyeri açısından yararlı olabileceğini ancak bunun UV korumasıyla karıştırılmaması gerektiğini belirten Özcanlı, “Nemlendirici cildi nemlendirmek için, güneş koruyucu ise UV maruziyetini azaltmak için kullanılır. Birinin görevini diğerinden beklememeliyiz.” dedi.

EL YIKADIKÇA KORUYUCUYU DA DÜŞÜNMEK GEREKİR

Gün içerisinde ellerin defalarca yıkanması nedeniyle el sırtına uygulanan güneş koruyucunun uzaklaşabileceğine dikkat çeken Özcanlı, ihtiyaç halinde yeniden uygulamanın unutulmaması gerektiğini söyledi.
Özcanlı, “Yüzümüzde güneş koruyucuyu yenilemeyi konuşuyoruz ancak eller gün içinde çok daha fazla yıkanıyor. Özellikle uzun süre dışarıda kalınacaksa el sırtlarını yeniden korumayı da hatırlamalıyız.”

ARAÇ CAMININ ARKASINDA GÜNEŞİ TAMAMEN UNUTMAYIN

Günlük UV maruziyetinin yalnızca açık havada geçirilen tatil saatlerinden ibaret olmadığını belirten Özcanlı, UVA ışınlarının pencere camından belirli ölçüde geçebildiğine dikkat çekti.
Özcanlı, “Uzun süre araç kullanan kişilerde eller ve kollar güneşe maruz kalabilir. ‘Arabanın içindeyim, güneşten tamamen korunuyorum’ diye düşünmemek gerekir.”

PARFÜMÜ BOYNA SIKIP GÜNEŞE ÇIKARKEN DİKKAT

Özcanlı, bazı parfüm ve kozmetik içeriklerin güneşle birlikte ciltte reaksiyonlara yol açabileceğini belirterek özellikle boyun ve dekolte bölgesinde ürün kullanımının bilinçli olması gerektiğini söyledi.
“Cilde uyguladığımız her şey masum değildir” diyen Özcanlı, “Güneşe açık bölgelerde kullandığımız parfüm ve kozmetiklerin içeriğini ve olası reaksiyonlarını da dikkate almalıyız.”

BOYUN ÇİZGİLERİNİN TAMAMI TELEFONDAN KAYNAKLANMAZ

Sosyal medyada “tech neck” olarak adlandırılan boyun çizgilerinin yalnızca telefon kullanımına bağlanmasının bilimsel açıdan fazla basitleştirici olduğunu belirten Özcanlı, yaş, genetik, anatomi, cilt yapısı ve çevresel faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özcanlı, “Bir kavramın sosyal medyada popüler olması onu tek nedenli bir dermatolojik açıklamaya dönüştürmez. Boyundaki değişiklikleri değerlendirirken kişinin yaşını, cilt özelliklerini, güneş maruziyetini ve anatomisini birlikte düşünürüz.” dedi.

YÜZE YAPILAN HER KOZMETİK İŞLEM BOYNA UYGULANMAZ

Boyun ve el gençleştirme amacıyla lazerler, enerji bazlı cihazlar, enjeksiyonlar ve farklı kozmetik yöntemlerin gündeme gelebildiğini belirten Özcanlı, işlem seçiminde bölgenin özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Özcanlı, “Hastanın yüzünde iyi sonuç veren uygulamayı otomatik olarak boynuna veya eline taşımıyoruz. Önce problemi tanımlıyoruz. Leke mi var, doku değişikliği mi, hacim kaybı mı, elastikiyet problemi mi? Sonra uygun seçenekleri değerlendiriyoruz.”

ÖNCE KORUMAYI, SONRA KOZMETİK İŞLEMİ KONUŞALIM

Boyun ve ellerde foto-yaşlanma belirginleştikten sonra tedavi arayışına girmek yerine erken dönemde korunma alışkanlığı kazanmanın daha değerli olduğunu vurgulayan Özcanlı, pahalı uygulamalardan önce günlük alışkanlıkların gözden geçirilmesini önerdi.
Özcanlı, “İnsanlar ellerindeki lekeler belirginleşince lazeri, boyun çizgileri arttığında farklı işlemleri araştırıyor. Oysa yıllar öncesinden düzenli güneşten korunmayı konuşmak çok daha anlamlı.”

GENÇ YAŞTA BOYUN İÇİN 10 ÜRÜNE İHTİYAÇ YOK

Sosyal medyada yüz bakımının ardından boyun ve dekolte için de çok aşamalı rutinlerin önerilebildiğine dikkat çeken Özcanlı, özellikle gençlerde gereksiz ürün kullanımından kaçınılması gerektiğini söyledi.
“Boynu koruyalım derken bu kez on farklı ürün kullanan bir rutin oluşturmayalım” diyen Özcanlı, “Uygun temizlik, gerektiğinde nemlendirme ve güneşten korunma çoğu kişinin temel bakımında çok daha anlamlı bir başlangıçtır.” dedi.

YAŞLANMA KARŞITI BAKIM ÇENE ÇİZGİSİNDE BİTMEMELİ

Yüzüne özen gösteren kişilerin boyun, dekolte ve elleri de günlük bakım alışkanlıklarının parçası haline getirebileceğini belirten Özcanlı, burada amacın yaşlanmayı bir hastalık gibi görmek olmadığını vurguladı.
Özcanlı, “Yaş almak normaldir. Bizim anlatmak istediğimiz yaşlanmayı saklamak değil; önlenebilir çevresel hasarı azaltmak ve cildin sağlığını mümkün olduğunca korumaktır.”

ÖZCANLI: CİLDİMİZ YALNIZCA YÜZÜMÜZDEN İBARET DEĞİL

Dermatoloji ve Kozmetoloji Uzmanı Dr. Çağnur Özcanlı sözlerini şöyle tamamladı:
“Cilt bakımında aynada ilk gördüğümüz bölge olduğu için bütün dikkatimizi yüzümüze verebiliyoruz. Güneş koruyucumuzu yüzümüze sürüyor, serumlarımızı yüzümüze uyguluyor, kozmetik işlemleri yüzümüz için düşünüyoruz. Oysa boynumuz, dekoltemiz ve ellerimiz de yıllarca çevresel faktörlere maruz kalıyor. Özellikle güneşten korunmayı çene çizgisinde bitirmeyelim. Yeni veya değişen lekeleri yalnızca yaşa bağlamayalım ve kozmetik işlem düşünüyorsak her bölgenin farklı özelliklere sahip olduğunu unutmayalım. Cildimiz yalnızca yüzümüzden ibaret değil. Yüzümüzü korurken boynumuzu ve ellerimizi yıllara karşı savunmasız bırakmayalım.”




Kaynak: 22haber.com.tr

Bu haber 5631 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI